"şey" için Türkçe-İngilizce çeviri

TR

"şey" İngilizce çeviri

EN
EN
EN
TR

şey {isim}

volume_up
şey (ayrıca: Madde)
Bilgisayara iki monitör bağladığınızda ilginç bir şey ortaya çıkar.
When you hook two monitors up to a computer, an interesting thing happens.
Yapmanız gereken ilk şey, diğer kişileri toplantınıza davet etmektir.
The first thing to do is invite other people to your meeting.
The first thing to do is to enable streaming:

İngilizce' de "şey" için örnek kullanımlar

Bu cümleler dış kaynaklardan geliyor ve doğru olmayabilir. Bab.la bunların içeriğinden sorum değildir.

TurkishKurtarma sürücüsü oluşturduğunuzda, USB flash sürücünüzde saklanan her şey silinir.
Creating a recovery drive will erase anything already stored on your USB flash drive.
TurkishMüşterinin ihtiyacı olan her şey, açması ve kullanması kolay bir paketin içindedir.
Everything the Customer needs in one easy to open, easy to deploy package.
TurkishHiç bir şey duymuyorsanız aygıtta ses düzeyinin açık olduğundan emin olun.
If you don't hear anything, make sure the volume is turned up on the device.
TurkishC: Her şey insanların çalışma şekillerini anlamaya yönelik araştırmalarla başladı.
A: It all starts with research to understand the ways that people work.
TurkishBelgeler, Müzik, Resimler ve Paylaşılan Belgeler klasöründeki her şey.
Everything within the Documents, Music, Pictures, and Shared Documents folders.
TurkishEvet'i seçmek en kolay yoldur; böylece başka bir şey yapmanız gerekmez.
Choosing Yes is the easiest way, because you don't need to do anything else.
TurkishBaşka bir şey denemeden önce bilgisayarınızın Internet'e bağlı olduğundan emin olun.
Before you try anything else, you should make sure that your PC is connected to the Internet.
TurkishÖrneğin, arka plan rengini sarı olarak belirlerseniz, sildiğiniz her şey sarıya döner.
For example, if you set the background color to yellow, anything you erase turns to yellow.
TurkishNeredeyse bilgisayarınızda yaptığınız her şey için bir program kullanılması gerekir.
Almost everything you do on your computer requires using a program.
TurkishSevdiğiniz fotoğraflar olduğunda bunları paylaşmanızdan daha doğal bir şey olamaz.
When you have photos you love, it's only natural to share them.
TurkishBurada yapacağımız, genellikle "veri diski" denen bir şey hazırlamak.
What we're going to make is something that's often called a "data disc."
TurkishAktarım sırasında, eski bilgisayarınızdan bir şey silmiş olmazsınız.
During a transfer, you won't be deleting anything from your old computer.
TurkishBilgisayara iki monitör bağladığınızda ilginç bir şey ortaya çıkar.
When you hook two monitors up to a computer, an interesting thing happens.
TurkishBilgisayarınızda yaptığınız hemen hemen her şey bir program kullanmayı gerektirmektedir.
Almost everything you do on your computer requires using a program.
Turkishİstediğiniz şeyleri taşıyabilir, hızlandırabilir veya yavaşlatabilirsiniz; her şey size bağlı.
You can move things around, speed it up or slow it down—it’s up to you.
TurkishBu teknoloji, pilleri takma şeklinizi yeniden tanımlama dışında hiçbir şey yapmamayı taahhüt eder.”
It promises to do nothing short of redefine the way you insert batteries.”
TurkishBir oyunun bilgisayarınızda çalışıp çalışmayacağını anlamak için denetlenmesi gereken iki şey vardır:
There are two things to check to tell if a game will run on your computer:
TurkishBilgisayarınızda TV izlemek veya kaydetmek için, üç şey bulunmalı:
To watch or record TV on your computer, you must have three things:
TurkishBir süredir web sitesinde herhangi bir şey yapmadıysanız, ISS'niz bağlantınızı kesmiş olabilir.
Your ISP might have disconnected you if you haven't interacted with the website for a while.
TurkishÖrneğin güç düğmesine bastığınızda bilgisayar hiçbir şey yapmayabilir veya kapanabilir.
For example, when you press the power button, the computer can either do nothing or it can shut down.