"pass" için İngilizce-Türkçe çeviri

EN

"pass" Türkçe çeviri

EN pass
volume_up
{isim}

pass (ayrıca: alley, arcade, crossover, gate)
volume_up
geçit {isim}
pass
volume_up
paso {isim}
pass (ayrıca: neck, strait, throat, throttle)
volume_up
boğaz {isim}

Türkçe' de "pass" için örnek kullanımlar

Bu cümleler dış kaynaklardan geliyor ve doğru olmayabilir. Bab.la bunların içeriğinden sorum değildir. Daha fazlası için burayı oku.

EnglishOn hands that begin by passing cards to an opponent, pass aces or face cards if you can.
Rakibe kart vererek başlanan ellerde, mümkünse asları veya resimli kartları verin.
EnglishFor Remote Assistance to work, the computer must pass the UPnP Support test.
Uzaktan Yardım'ın çalışması için bilgisayarın UPnP Desteği sınamasından geçmesi gerekir.
EnglishFree music streaming, Xbox Music Pass, and Xbox Music aren't available in all countries or regions.
Ücretsiz müzik akışı, Xbox Music Pass ve Xbox Müzik her ülkede veya bölgede kullanılamaz.
EnglishFor Remote Assistance to work, the computer must pass the Network Address Translator Type test.
Uzaktan Yardım'ın çalışması için bilgisayarın Ağ Adresi Çevirici Türü sınamasından geçmesi gerekir.
EnglishGet the music you want when you want it with Xbox Music Pass.
Xbox Music Pass ile istediğiniz müziğe dilediğiniz an ulaşın.
EnglishTwo-pass encoding cannot be used in Windows Movie Maker.
İki geçişli kodlama Windows Movie Maker'da kullanılamaz.
EnglishYou can't pass through this field with your Tesla balls.
Tesla toplarınızla bu alanın içinden geçemezsiniz.
EnglishBuy an Xbox Music Pass to get unlimited access to millions of songs, without ever being interrupted by ads.
Reklamlarla bile durdurulmadan milyonlarca şarkıya sınırsız erişim elde etmek için bir Xbox Music Pass satın alın.
EnglishIf the files are unchanged from the original, then the scan will pass, and the genuine Windows conversion will continue.
Dosyalar orijinallerinden farklı değilse, tarama geçilir ve orijinal Windows dönüştürmesi devam eder.
EnglishYou can set up your TV signal to pass through one of these devices on its way to your Media Center PC.
TV sinyalinizi, Media Center bilgisayarınıza gelirken bu aygıtlardan birinin içinden geçecek biçimde ayarlayabilirsiniz.
EnglishYou can set up your TV signal to pass through one of these devices on its way to your Windows Media Center PC.
TV sinyalinizi, Windows Media Center kişisel bilgisayarınıza giderken bu aygıtlardan birinden geçecek biçimde kurabilirsiniz.
EnglishThe goal in hearts is to pass all your hearts to other players (who are also trying to pass theirs to you).
Hearts oyununda hedef tüm kupalarınızı diğer oyunculara geçirmektir (bu sırada onlar da aynı şekilde kendi kupalarını size geçirmeye çalışır).
EnglishFor Remote Assistance to work, the computer must pass the Network Address Translator Type test and the UPnP Support test.
Uzaktan Yardım'ın çalışması için bilgisayarın Ağ Adresi Çevirici Türü sınamasından ve UPnP Desteği sınamasından geçmesi gerekir.
EnglishFor Remote Assistance to work, your computer must pass the Network Address Translator Type test and the UPnP Support test.
Uzaktan Yardım'ın çalışması için bilgisayarınızın Ağ Adresi Çevirici Türü sınamasından ve UPnP Desteği sınamasından geçmesi gerekir.
EnglishFree music streaming, Xbox Music Pass, and Xbox Music aren't available in all countries or regions.
Ücretsiz müzik akışı, Xbox Music Pass ve Xbox Müzik her ülkede veya bölgede kullanılamaz. Daha fazla bilgi için bkz. Xbox Müzik.
Englishautomated ticket and boarding pass
Englishautomated ticket and boarding pass
EnglishYou can give anyone a link that will give them view-only access to your calendar—and they can pass it on to others.
İstediğiniz herkese takviminiz için salt görüntüleme izni sağlayan bir bağlantı verebilirsiniz ve bu kişiler bu bağlantıyı başkalarına aktarabilir.
EnglishIt does this by checking the info that’s coming from the Internet or a network and then either blocking it or allowing it to pass through to your PC.
Bunu yapmak için Internet'ten ya da ağdan gelen bilgileri kullanarak bilgisayarınıza girmesini engeller ya da izin verir.
EnglishRouters enable computers to communicate and they can pass information between two networks—such as between your home network and the Internet.
Yönlendirici bilgisayarların iletişim kurmasını ve bilgileri iki ağ arasında iletmesini sağlayabilir—örneğin, ev ağınız ve Internet arasında.