EN

learned {sıfat}

volume_up
learned (ayrıca: knowledgeable)
learned (ayrıca: profound, wise)

Türkçe' de "learned" için örnek kullanımlar

Bu cümleler dış kaynaklardan geliyor ve doğru olmayabilir. Bab.la bunların içeriğinden sorum değildir.

EnglishWith what I’d learned, I made a few simple workstation changes and it made a big difference in my comfort level.
Öğrendiklerimle birlikte çalışma alanımda birkaç değişiklik yaptım ve bu, konfor seviyemde önemli değişiklikler yaptı.
EnglishNow that you've learned the basics, you can begin to explore how the new Start menu and desktop features can enhance your work.
Temel bilgileri artık öğrendiğinize göre, yeni Başlat menüsünün ve masaüstü özelliklerinin işinizi nasıl geliştirebileceğini araştırmaya başlayabilirsiniz.
EnglishMy wife didn't want me to buy her a second monitor until she learned it would cost less than $200 to add a second 22-inch flat-panel monitor to her new computer.
Yeni bilgisayarına ikinci bir 22 inç düz monitör almanın 200 dolardan daha az tutacağını duyana kadar karım ona ikinci bir monitör almamı istemiyordu.
EnglishTwo-step verification helps protect your account by making it more difficult for a hacker to sign in, even if they've somehow learned your password.
İki aşamalı doğrulama, bir bilgisayar korsanının bir şekilde parolanızı öğrendiyse bile hesabınızda oturum açmasını zorlaştırarak hesabınızın korunmasına yardımcı olur.

"learned" için eşanlamlılar (İngilizce):

learned