"at that place" için İngilizce-Türkçe çeviri

EN

"at that place" Türkçe çeviri

TR
EN

at that place {zarf}

volume_up
at that place (ayrıca: there (more distant))
Move the title slide to the very beginning of the movie and the credit slide to the end (if it's not already there) by dragging it to the right place.
Doğru konuma sürükleyerek başlık slaydını filmin en başına ve jenerik slaydını da en sonuna (zaten orada değilse) taşıyın.

Türkçe' de "at that place" için örnek kullanımlar

Bu cümleler dış kaynaklardan geliyor ve doğru olmayabilir. Bab.la bunların içeriğinden sorum değildir.

EnglishMany e‑mail providers place a file size limit on e‑mail message attachments.
Birçok e‑posta sağlayıcısı e‑posta iletisi eklerinde dosya boyutu sınırı uygular.
EnglishSharePoint Online gives you a central place to share documents and information.
SharePoint Online, belgeleri ve bilgileri paylaşmak için size merkezi bir yer sunar.
EnglishWindows cannot detect a computer on a network assigned to the "Public place" location.
Windows, "Genel alan" konumuna atanmış bir ağda bulunan bilgisayarı algılayamaz.
EnglishPlus you'll be able to see them in one place whenever you open that library.
Ayrıca dosyalarınızı kitaplığı her açışınızda tek bir yerde görebilirsiniz.
EnglishThe easiest way to share files on your network is to place them in the Public folder.
Ağınızdaki dosyaları paylaşmanın en kolay yolu, bu dosyaları Ortak klasöre koymaktır.
EnglishYou can detach gadgets from Sidebar and place them anywhere on the desktop.
Araçları Kenar Çubuğu'ndan ayırıp masaüstünde herhangi bir konuma yerleştirebilirsiniz:
EnglishThe firewall is on for all network locations (Home or work, Public place, or Domain).
Tüm ağ konumları için (Ev veya iş, Ortak yer ya da Etki Alanı) güvenlik duvarı açıktır.
EnglishMicrosoft Garden Pond, a tranquil game that takes place in serene Japanese water gardens.
Microsoft Garden Pond, huzurlu Japon su bahçelerinde geçen sakin bir oyundur.
EnglishThat way, you stay connected even if you're moving from place to place.
Bu şekilde, bir yerden başka bir yere gidiyor olsanız bile bağlı kalırsınız.
EnglishThese categories on the home page are a good place to browse for answers.
Giriş sayfasındaki bu kategoriler, yanıtları aramak için uygun bir yerdir.
English* An upgrade installation keeps your files, settings, and programs in place.
* Yükseltme yüklemesi dosyalarınızı, ayarlarınızı ve programlarınızı olduğu gibi bırakır.
EnglishIt shows up as a jumble of out-of-place menus, images, and text boxes.
Düzensiz, karmakarışık menüler, resimler ve metin kutuları olarak gösterilir.
EnglishYou can see it again by pointing to the place where you last saw it.
İşaretçiyi en son gördüğünüz yere getirerek görev çubuğunu yeniden görebilirsiniz.
EnglishYour file stays in the same place, but you now have a shortcut to that file on your desktop.
Dosyanız aynı yerde kalır, ancak şimdi masaüstünüzde dosyanın bir kısayolu vardır.
EnglishMake sure that you write down the security key and keep it in a safe place.
Güvenlik anahtarını bir yere not ettiğinizden ve güvenli bir yerde sakladığınızdan emin olun.
EnglishCreate a central place to access documents and business information from virtually anywhere
Belgelere ve iş bilgilerine hemen her yerden erişebilmek için merkezi bir yer oluşturun
EnglishSync Center provides a common place to set up and monitor all this sync software.
Eşitleme Merkezi, tüm bu eşitleme yazılımlarını ayarlamak ve izlemek için ortak yer sağlamaktadır.
EnglishWindows stacks your icons in the upper-left corner and locks them in place.
Windows simgelerinizi sol üst köşeye yığar ve yerlerine kilitler.
EnglishHowever, you can detach gadgets from the Sidebar and place them anywhere on the desktop:
Ancak, araçları kenar çubuğundan ayırıp masaüstünde herhangi bir konuma yerleştirebilirsiniz:
EnglishThe best way to deal with viruses is to prevent them in the first place.
Virüslerle başa çıkmanın en iyi yolu, onları ilk etapta önlemektir.

"at that place" için eşanlamlılar (İngilizce):

at that place

Türkçe de "at that place" için benzer çeviriler

that zarf
Turkish
place isim
Turkish