EN

annoying {sıfat}

volume_up
annoying (ayrıca: irritating)
There’s nothing more annoying than realizing that the file you need is stuck on your computer back home.
İhtiyacınız olan dosyanın evinizdeki bilgisayarda tıkılıp kaldığını fark etmekten daha sinir bozucu bir şey olamaz.

Türkçe' de "annoying" için örnek kullanımlar

Bu cümleler dış kaynaklardan geliyor ve doğru olmayabilir. Bab.la bunların içeriğinden sorum değildir.

EnglishThere’s nothing more annoying than realizing that the file you need is stuck on your computer back home.
İhtiyacınız olan dosyanın evinizdeki bilgisayarda tıkılıp kaldığını fark etmekten daha sinir bozucu bir şey olamaz.
EnglishMany people perceive sentences written in all uppercase letters as yelling and might find it annoying or offensive.
Birçok kişi, tamamı büyük harfle yazılmış cümleleri bağırma şeklinde algılayıp bunun rahatsız edici veya kırıcı olduğunu düşünebilir.
EnglishYou’ll all be working on the same version, which is always up to date, so you can avoid those annoying multiple versions, and the headaches that come with them.
Her zaman güncel olan aynı sürüm üzerinde çalışırsınız, böylece birden çok sürümden ve bunların çıkardığı sorunlardan kaçınmış olursunuz.
EnglishIf you find it annoying when your computer goes into standby or hibernation, repeat these steps to increase the length of the delay or to disable those features completely.
Bilgisayarınızın bekleme veya hazırda bekleme moduna geçmesi sizi rahatsız ediyorsa, bu adımları izleyerek gecikme süresini uzatın veya bu özellikleri tamamen devre dışı bırakın.

"annoying" için eşanlamlılar (İngilizce):

annoying
annoyance
annoyer