"to allow for" için İngilizce-Türkçe çeviri

EN

"to allow for" Türkçe çeviri

EN

to allow for {fiil}

volume_up

Türkçe' de "to allow for" için örnek kullanımlar

Bu cümleler dış kaynaklardan geliyor ve doğru olmayabilir. Bab.la bunların içeriğinden sorum değildir.

EnglishSpeakers allow you to listen to music and hear sound effects from your computer.
Hoparlörler, bilgisayarınızda müzik dinlemenizi ve ses efektlerini duymanızı sağlar.
EnglishNotifications in Internet Explorer 9 allow for more fluid and faster browsing.
Internet Explorer 9'daki bildirimler daha akıcı ve daha hızlı göz atma sağlar.
EnglishFor example, a content provider can offer three different rights that allow you to:
Örneğin, bir içerik sağlayıcı size aşağıdaki izinleri veren üç farklı hak sunabilir:
EnglishMost programs allow you to undo (reverse) actions you take or mistakes you make.
Çoğu program yaptığınız eylemleri veya hataları geri almanıza izin verir.
EnglishNew security and privacy features allow you to browse the web more safely.
Yeni güvenlik ve gizlilik özellikleri Web'de daha güvenli gezinmenizi sağlar.
EnglishSome DV cameras also allow you to connect to an analog device, such as a VCR.
Bazı DV kameralar VCR gibi bir analog aygıta bağlanmanıza da olanak tanır.
EnglishSelect the check box next to the program you want to allow, and then click OK.
İzin vermek istediğiniz programın yanındaki onay kutusunu seçin ve sonra Tamam'ı tıklatın.
EnglishClick Stream, and then select Automatically allow devices to play my media.
Akış'ı, ardından da Aygıtların medyamı yürütmesine otomatik olarak izin ver'i tıklatın.
EnglishWindows has many features that allow you to use your computer without a display.
Windows, bilgisayarınızı ekran olmadan kullanmanıza olanak sağlayan birçok özelliğe sahiptir.
EnglishFor these reasons, you should typically allow files to be converted before sync.
Bu nedenlerden ötürü normalde dosyaların eşitlenmeden önce dönüştürülmesine izin vermelisiniz.
EnglishUsually the license terms allow one copy of Windows to be used on each computer.
Lisans koşulları genellikle, her bilgisayarda bir Windows kopyasının kullanılmasına izin verir.
EnglishMany programs allow you to drag special characters into documents.
Birçok program, özel (special) karakterleri belgelere sürüklemenize izin verir.
EnglishTo allow active scripting so that validation can run properly, do the following:
Doğrulamanın düzgün çalışabilmesi için etkin komut dosyalarına izin vermek üzere şunları yapın:
EnglishYou should only allow streaming access to all devices on secure networks.
Tüm aygıtlara akış erişimi iznini yalnızca güvenli ağlarda vermelisiniz.
EnglishDrivers allow your computer to communicate with hardware devices.
Sürücüler bilgisayarınızın diğer donanım aygıtlarıyla iletişim kurmasını sağlar.
EnglishThis will allow you to finish setup, but your copy of Windows 7 won't be activated.
Bu, kurulumu tamamlamanıza izin verecektir, ancak Windows 7 kopyanızı etkinleştirmeyecektir.
EnglishNote that your system admin might not allow changes to RD Gateway server settings.
Sistem yöneticiniz RD Ağ Geçidi sunucusu ayarlarında değişiklik yapılmasına izin vermeyebilir.
EnglishView options allow you to display your media in several different formats.
Görünüm seçenekleri, medya öğelerinizi birkaç farklı biçimde görüntülemenize olanak verir.
EnglishIn the grid, click and drag the hours you want to block or allow.
Kılavuzda, engellemek ya da izin vermek istediğiniz saatleri tıklatıp sürükleyin.
EnglishThe purpose of a CableCARD is to allow access to channels that are encrypted.
CableCARD'ın amacı şifrelenmiş kanallara erişime izin vermesidir.

Türkçe de "to allow for" için benzer çeviriler

for edat
in exchange for
to atone for fiil
to long for fiil
to wait for fiil
Turkish
to arrange for fiil
Turkish
to look for fiil
Turkish
filter for
Turkish
to cater for fiil
to come for fiil
to compete for fiil
to contend for fiil
to go for fiil
to make for fiil
to yearn for fiil
Turkish
to apply for fiil
Turkish