"actually" için İngilizce-Türkçe çeviri

EN

"actually" Türkçe çeviri

EN

actually {zarf}

volume_up
actually (ayrıca: in fact)
A deleted IMAP message isn't actually removed from the message list when you click Delete.
Sil'i tıklattığınızda, silinen IMAP iletisi aslında ileti listesinden kaldırılmaz.
Purble Place is actually three games in one: Comfy Cakes, Purble Shop, and Purble Pairs.
Purble Place aslında üç oyundan oluşan bir oyundur: Comfy Cakes, Purble Shop ve Purble Pairs.
Workgroups provide a basis for file and printer sharing, but do not actually set up sharing for you.
Çalışma grupları dosya ve yazıcı paylaşımı için bir taban sağlasa da, aslında sizin için paylaşım ayarlamaz.

Türkçe' de "actually" için örnek kullanımlar

Bu cümleler dış kaynaklardan geliyor ve doğru olmayabilir. Bab.la bunların içeriğinden sorum değildir.

EnglishThis example might look like a text file, but it's actually an executable file.
Bu örnek bir metin dosyası gibi görünmekle birlikte, gerçekte bir yürütülebilir dosyadır.
EnglishA deleted IMAP message isn't actually removed from the message list when you click Delete.
Sil'i tıklattığınızda, silinen IMAP iletisi aslında ileti listesinden kaldırılmaz.
EnglishTo actually edit the picture, you need to use a different program.
Resmi gerçek olarak düzenlemek için, farklı bir program kullanmanız gerekir.
EnglishPurble Place is actually three games in one: Comfy Cakes, Purble Shop, and Purble Pairs.
Purble Place aslında üç oyundan oluşan bir oyundur: Comfy Cakes, Purble Shop ve Purble Pairs.
EnglishIn SP1, the amount of memory reported is the amount of memory that is actually installed on your computer.
SP1 ile, bildirilen bellek bilgisayarınıza yüklenmiş bellek miktarıdır.
EnglishThis doesn't affect the total amount of data you've actually used, which your mobile operator is tracking.
Bu, mobil operatörünüzün izlediği gerçekten kullandığınız toplam veri miktarını etkilemez.
EnglishThis is why the active window seems to disappear, but it is actually still open on your desktop.
Aktif pencerenin kaybolmuş gibi görünmesinin nedeni budur, ancak gerçekte hala masaüstünüzde açıktır.
EnglishTypically, when you delete a file on your PC, you actually only move it to the Recycle Bin.
Genellikle, bilgisayarınızdaki bir dosyayı sildiğinizde onu aslında yalnızca Geri Dönüşüm Kutusu'na taşırsınız.
EnglishWorkgroups provide a basis for file and printer sharing, but do not actually set up sharing for you.
Çalışma grupları dosya ve yazıcı paylaşımı için bir taban sağlasa da, aslında sizin için paylaşım ayarlamaz.
EnglishIf you save a file to a library, the file is actually stored in the default save location for that library.
Dosyayı kitaplığa yüklerseniz dosya gerçekten bu kitaplığa ait varsayılan kaydetme konumunda depolanır.
Englishfile name extension, but it's actually an executable file.
dosya adı uzantısı nedeniyle bir metin dosyası gibi görünmekle birlikte, gerçekte bir yürütülebilir dosyadır.
EnglishWorkgroups provide a basis for file and printer sharing, but they don't actually set up sharing for you.
Çalışma grupları dosya ve yazıcı paylaşımı için bir taban sağlasa da, aslında sizin için paylaşım ayarlamaz.
EnglishSign up for a newsletter that’s actually worth your time.
EnglishIf your mobile broadband service is actually unlimited, then you might want to change the network setting to non-metered.
Mobil geniş bant hizmetiniz şu anda sınırsızsa, ağ ayarını tarifesiz olarak değiştirmek isteyebilirsiniz.
EnglishWhen using an IMAP e‑mail account, deleted messages aren't actually removed from the message list when you click Delete.
IMAP e‑posta hesabı kullanırken, Sil'i tıklattığınızda, silinen iletiler aslında ileti listesinden kaldırılmaz.
EnglishLibraries don't actually store your items.
EnglishUnfortunately, actually locating the file you want might mean browsing through hundreds of files and subfolders—not an easy task.
Ne yazık ki, gerçekte istediğiniz dosyayı bulmak yüzlerce dosya ve alt klasörü taramak anlamına gelebilir ve bu kolay bir iş değildir.
EnglishWhen you delete a file from your computer, it's actually just moved to the Recycle Bin, where it's temporarily stored until the Recycle Bin is emptied.
Bilgisayarınızdan bir dosyayı sildiğinizde, Geri Dönüşüm Kutusu boşaltılıncaya kadar geçici olarak depolanmak üzere Geri Dönüşüm Kutusu'na taşınır.
EnglishWe put the models in front of people to make sure that they actually like them and what makes each one good or bad and comfortable or uncomfortable.
Modelleri gerçekten sevdiklerinden emin olmak için insanların önüne modelleri koyduk ve her birini iyi, kötü, konforlu veya konforsuz yapan şeyleri sorduk.
EnglishIf you receive e‑mail attachments that you aren't expecting, consider replying to the senders and asking them to verify that they actually sent the attachments before you open them.
Beklemediğiniz e‑posta ekleri alırsanız, açmadan önce göndereni yanıtlayarak ekleri gerçekten gönderdiklerini doğrulamalarını isteyin.

"actually" için eşanlamlılar (İngilizce):

actually