Türkçe' de "Accessed" için örnek kullanımlar

Bu cümleler dış kaynaklardan geliyor ve doğru olmayabilir. Bab.la bunların içeriğinden sorum değildir.

EnglishSome websites that are pinned to the taskbar have controls that can be accessed from the taskbar.
Görev çubuğuna sabitlenmiş olan bazı web sitelerinin görev çubuğundan erişilebilen denetimleri vardır.
EnglishMenus are hidden by default because the most common menu commands can now be accessed on the toolbar.
Artık en yaygın menü komutlarına araç çubuğundan erişilebildiğinden menüler varsayılan olarak gizlidir.
EnglishMake sure that the folder that contains the recording is available and can be accessed from your computer.
Kaydı içeren klasörün kullanılabilir olup olmadığını ve bu klasöre bilgisayarınızdan erişilip erişilemediğini denetleyin.
EnglishIt's a great way to keep frequently used files in a single, easily accessed location, such as a folder or the desktop.
Sık kullanılan dosyaları tek ve kolayca erişilebilen bir konumda (örneğin, bir klasör veya masaüstü) tutmak için mükemmel bir yoldur.
EnglishData CDs or data DVDs can only be accessed later on a computer, not on consumer electronics devices such as stand-alone CD players and DVD players.
Veri CD'leri veya veri DVD'lerine daha sonra yalnızca bilgisayardan erişilebilir, tek başına çalışan CD çalarlar ve DVD oynatıcılar gibi elektronik cihazlardan erişilemez.

"access" için eşanlamlılar (İngilizce):

access
accessibility