"a pair" için İngilizce-Türkçe çeviri

EN

"a pair" Türkçe çeviri

EN

a pair

volume_up

Türkçe' de "a pair" için örnek kullanımlar

Bu cümleler dış kaynaklardan geliyor ve doğru olmayabilir. Bab.la bunların içeriğinden sorum değildir.

EnglishYou might be asked to enter this code when you pair the device with your computer.
Aygıtı bilgisayarınızla eşleştirdiğinizde bu kodu girmeniz istenebilir.
EnglishGet the most out of SkyDrive when you pair it with your Windows Phone.
Windows Phone ile eşleştirdiğinizde SkyDrive'dan en iyi şekilde faydalanın.
EnglishYou usually have only 30 seconds before the device or computer stops trying to pair.
Aygıt veya bilgisayar eşleştirme denemelerini durdurmadan önce genellikle yalnızca 30 saniyeniz vardır.
EnglishClick a tile, and then find and click its pair.
Bir taşı tıklatın, ardından çiftini bulup tıklatın.
EnglishBe careful what monitors you pair.
Hangi monitörleri birbirine bağladığınıza dikkat edin.
EnglishContact your service provider to pair your CableCARD with the Digital Cable Tuner—this will activate both so you can receive digital cable content.
CableCARD aygıtınızı dijital kablo alıcısıyla eşleştirmek için hizmet sağlayıcınıza başvurun.
EnglishIn order to successfully pair your Wedge Mobile Keyboard to such a tablet, use the following alternative pairing mode.
Wedge Mobile Keyboard klavyenizi böyle bir tabletle başarıyla eşleştirmek için, aşağıdaki alternatif eşleştirme modunu kullanın.
EnglishMake sure the device you're trying to pair with (connect to) isn't turned off, low on battery power, or in sleep mode.
Eşleştirmeye (bağlamaya) çalıştığınız aygıtın kapalı olmadığından, pil gücünün az olmadığından veya uyku modunda olmadığından emin olun.
EnglishMake sure the device you're trying to pair with isn't turned off, low on battery power, or in standby mode (also called sleep mode).
Eşleştirmeye çalıştığınız aygıtın kapalı, pilinin az veya bekleme modunda (uyku modu olarak da bilinir) olmadığından emin olun.
EnglishMake sure the device you are trying to pair with isn't turned off, low on battery power, or in standby mode (also called sleep mode).
Eşleştirmeye çalıştığınız aygıtın kapalı, pilinin az veya bekleme modunda (uyku modu olarak da bilinir) olmadığından emin olun.
EnglishSome Bluetooth device models include transceivers with buttons on them to make it easier to pair the device to the computer.
Bazı Bluetooth aygıt modelleri, aygıtın bilgisayara eşleştirilmesini kolaylaştırmak amacıyla, üzerlerinde düğme bulunan alıcı-vericiler içerir.
EnglishSome Bluetooth keyboard models include transceivers with buttons on them to make it easier to pair the device to the computer.
Bazı Bluetooth klavye modelleri, aygıtın bilgisayara eşleştirilmesini kolaylaştırmak amacıyla, üzerlerinde düğme bulunan alıcı-vericiler içerir.
EnglishMake sure the wireless keyboard or mouse is discoverable by pressing the button (usually a small button on the bottom) labeled "Connect," "Pair," or something similar.
"Bağlan", "Eşleştir" veya benzeri düğmeye basarak kablosuz klavye ya da farenin bulunabilir olduğundan emin olun.
EnglishNoteIf you want to pair your keyboard with a tablet or other computer that supports SSP with a passkey, press and hold the Connect button only.
NotKlavyenizi bir geçiş anahtarı ile SSP'yi destekleyen bir tabletle veya başka bir bilgisayarla eşleştirmek istiyorsanız, Bağlan düğmesini basılı tutmanız yeterlidir.
EnglishContact your service provider to pair your CableCARD with the Digital Cable Tuner—this will activate both so you can receive digital cable content.
CableCARD'ınızı Dijital Kablo Tarayıcınızla eşleştirmek için hizmet sağlayıcınızla iletişim kurun—bu yolla, dijital kablo içeriğini alabilmeniz için her ikisi de etkinleştirilir.

Türkçe de "a pair" için benzer çeviriler

pair sıfat
Turkish
a tanımlık
Turkish
a
Turkish
a la carte
a la carte isim
Turkish
a lot (of) sıfat
Turkish
a bit zarf
Turkish
a few sıfat
Turkish
a good deal isim
a great deal zarf
a lot zarf
Turkish
a lot
Turkish
au pair zarf
a little sıfat
Turkish
a third sayı
a blend of powdered thyme
Turkish
a domed round iron plate for cooking
Turkish
a large body of water isim
Turkish