DE ermüdet
volume_up

ermüdet (ayrıca: erschöpft, müde, ermüdete)
Herr Präsident, mein Bein ermüdet sehr schnell, deshalb setze ich mich ab und zu hin.
Mr President, my leg gets tired easily so I have to sit down every now and again.
Die neue Kaiserin... haben alle diese Prüfungen ermüdet.
The new empress is tired after her ordeal.
he/she has/had become tired
ermüdet (ayrıca: Bereifung)
ermüdet (ayrıca: ermüdete)
ermüdet
he/she has/had become tired
ermüdet
ermüdet (ayrıca: müde gemacht)

İngilizce' de "ermüdet" için örnek kullanımlar

Bu cümleler dış kaynaklardan geliyor ve doğru olmayabilir. Bab.la bunların içeriğinden sorum değildir. Daha fazlası için burayı oku.

GermanDas hat sicherlich manchmal ermüdet, aber es hat sich gelohnt.
Of course this was tiring at times, but it was worth it.