İsveççe | Cümle Kalıpları - Seyahat | Genel

Genel - Olmazsa olmazlar

Vous pouvez m'aider, s'il vous plaît ?
Kan du vara snäll och hjälpa mig?
Yardım isteme
Parlez-vous anglais ?
Talar du engelska?
Birinin İngilizce konuşup konuşmadığını sormak
Parlez-vous _[langue]_ ?
Talar du _[språk]_?
Birinin belli bir dili konuşup konuşmadığını sormak
Je ne parle pas _[langue]_.
Jag talar inte _[språk]_.
Belli bir dili konuşmadığını açıklığa kavuşturma
Je ne comprends pas.
Jag förstår inte.
Anlamadığını açıklamak

Genel - Muhabbet

Bonjour !
Hej!
Standart selamlama
Salut !
Hallå!
Gayrıresmi selamlama
Bonjour !
God morgon!
Sabahları kullanılan selamlama
Bonsoir !
God kväll!
Akşamları kullanılan selamlama
Bonne nuit !
God natt!
Yatmadan önce ya da akşamüstü/gece bir yerden ayrılırken kullanılan selamlama
Comment vas-tu ?
Hur mår du?
Karşısındakinin nasıl olduğunu soran nazik kısa konuşma
Bien, merci.
Bra, tack.
"Nasılsın?" sorusuna nazikçe verilen cevap
Comment t'appelles-tu ?
Vad heter du?
Karşısındaki kişinin adını sorma
Je m'appelle ___.
Jag heter ___.
Birine adını söyleme
D'où viens-tu ?
Var kommer du ifrån?
Birinin kökenini sorma
Je viens de ___.
Jag kommer från___.
Kökenin hakkında cevap verme
Quel âge as-tu ?
Hur gammal är du?
Birinin yaşını sorma
J'ai __ ans.
Jag är___år gammal.
Yaşın hakkında cevap verme
Oui
Ja
Pozitif cevap
Non
Nej
Negativ cevap
S'il vous plaît
Tack
Kibar bir yaklaşım katmak için tamamlayıcı kelime
Et voilà !
Varsågod!
Birine birşey verirken kullanılır
Merci.
Tack.
Birine teşekkür etme
Merci beaucoup.
Tack så mycket.
Birine çok semimi bir şekilde teşekkür etme
Je t'en prie.
Ingen orsak.
'teşekkür ederim' e nazikce cevap verme
Je suis désolé(e).
Förlåt mig.
Birşey için özür dileme
Excusez-moi.
Ursäkta mig.
Birinin dikkatini çekme
Cela ne fait rien.
Det är ok.
Özürünü kabul edersen verilen cevap
Il n'y a pas de mal.
Inga problem.
Özürünü kabul edersen verilen cevap
Attention !
Se upp!
Birini bir tehlikeden haberdar etmek
J'ai faim.
Jag är hungrig.
Açlık hissedince kullanılır
J'ai soif.
Jag är törstig.
Susayınca kullanılır
Je suis fatigué(e).
Jag är trött.
Yorgun hissedince kullanılır
Je suis malade.
Jag mår illa.
Hasta hissedince kullanılır
Je ne sais pas.
Jag vet inte.
Bir sorunun cevabını bilmiyorsun
Ravi(e) de vous avoir rencontré.
Det var trevligt att träffas.
İlk tanışmadan sonraki nazik hoşçakal ifadesi
Au revoir !
Hej då!
Veda etme

Genel - Şikayetler

Je voudrais faire une réclamation.
Jag skulle vilja framföra ett klagomål.
Şikayetine başlamanın nazik bir yolu
Qui est le responsable ici ?
Vem är den ansvarige/a här?
Kimin sorumlu olduğunu anlama
C'est absolument inacceptable !
Det här är fullkomligt oacceptabelt!
Memnuniyetsizliğini sert bir şekilde ifade etme
J'exige un remboursement !
Jag vill ha mina pengar tillbaka!
Geri ödeme talep etme
Cela fait plus d'une heure que nous attendons.
Vi har väntat i över en timma.
Uzun bekleme süresi hakkında şikayet etme

Genel - Küfür etme

La nourriture est infecte !
Den här maten smakar skit!
Yemeğinle ilgili memnuniyetsizliğini göstermenin kaba bir yolu
Cette boisson est imbuvable !
Den här drinken smakar piss!
Bir içecekle ilgili memnuniyetsizliğini göstermenin kaba bir yolu
C'est pourri ici !
Det här stället är en håla!
Bir mekanla ilgili memnuniyetsizliğini göstermenin kaba bir yolu
Cette voiture est une épave !
Den här bilen är ett vrak!
Bir arabayla ilgili memnuniyetsizliğini göstermenin kaba bir yolu
Le service est inadmissible !
Den här servicen suger!
Hizmetle ilgili memnuniyetsizliğini göstermenin kaba bir yolu
C'est une grosse arnaque !
Det här är rena rama stölden!
Yüksek bir fiyatla ilgili şikayet etme
C'est des conneries !
Det där är rena skitsnacket!
Birinin söylediği birşeye inanmadığını göstermenin kaba bir yolu
Crétin fini !
Du är en jubelidiot!
Birinin zekasını eleştirerek hakaret etme
Vous ne savez pas de quoi de vous parlez !
Du vet ju inte ett smack!
Birinin bilgisini eleştirerek hakaret etme
Allez vous faire voir !
Dra åt helvete!
Birine derhal ayrılmasını söylemenin kaba bir yolu
On va régler ça dehors !
Vi kan göra upp om det här utanför!
Birine bir mekanın dışında kavga etmeyi önermek