Esperanto | Cümle Kalıpları - Seyahat | Dışarda yeme

Dışarda yeme - Girişte

I would like to book a table for _[number of people]_ at _[time]_.
Mi ŝatus rezervi tablon por _[nombro de personoj]_ ĉe _[tempo]_.
Rezervasyon yapma
A table for _[number of people]_, please.
Tabulo por _[nombro de personoj]_, bonvolu.
Masa sorma
Do you accept credit cards?
Ĉu vi akceptas kreditkartojn?
Kredi kartıyla ödeyip ödeyemeyeceğini sorma
Do you offer vegetarian food?
Ĉu vi proponas vegetaran manĝaĵon?
Vejeteryan yemeklerinin olup olmadığını sorma
Do you offer kosher food?
Ĉu vi proponas koŝeran manĝaĵon?
Helal yemeklerinin olup olmadığını sorma
Do you offer halal food?
Ĉu vi proponas halalan manĝaĵon?
Helal yemeklerinin olup olmadığını sorma
Do you show sports? We would like to watch the ___ game.
Ĉu vi montras sportojn? Ni ŝatus rigardi la matĉon de ____.
Yemek yerken ya da yemekten sonra maç izlemek istiyosun

Dışarda yeme - Yemek siparişi verme

May I see the menu, please?
Ĉu mi povas vidi la menuon, bonvolu?
Menüyü görmek isteme
Excuse me. We would like to order, please.
Pardonu min. Ni ŝatus ordigi, bonvolu.
Sipariş vermeye hazır olduğunu garsona söyleme
What can you recommend on the menu?
Kion vi rekomendas sur la menuo?
Garsona menüden birşey tavsiye edip edemeyeceğini sorma
Is there a house specialty?
Ĉu estas specialaĵo de la restoracio?
Restoranın bir spesyalitesinin olup olmadığını sorma
Is there a local specialty?
Ĉu estas loka fako?
Restoranın yerli bir spesyalitesinin olup olmadığını sorma
I am allergic to ____. Does this contain ____?
Mi estas alergia al____. Ĉu tio enhavas____?
Belli bir maddeye alerjin olduğunu haber vermek
I have diabetes. Does this contain sugar or carbohydrates?
Mi havas diabeton. Ĉu tio enhavas sukeron aŭ karbonhidratojn?
Şeker hastalığın olduğu için birşeyde şeker yada karbonhidrat olup olmadığını öğrenme
I don't eat ____. Is there ___ in this?
Mi ne manĝas____. Ĉu estas ___ en tio?
Garsonu bazı bakkaliyeleri yemediğine dair bilgilendirme
I would like to order _[dish]_, please.
Mi ŝatus ordoni _[plado]_, bonvolu.
İştah açıcıları sipariş verme
We would like to order appetizers, please.
Ni ŝatus ordigi aperitivojn, bonvolu.
İştah açıcıları sipariş verme
salad
salaton
tabak
soup
supon
tabak
meat
karnon
yiyecek
pork
porkaĵon
et türü
beef
bovaĵon
et türü
chicken
kokidon
et türü
I would like my meat rare/medium/well done.
Mi ŝatus mian viandon sangan/mezan/bone kuiritan.
Etinin nasıl hazırlanmasını istediğini garsona bilgi vermek
seafood
marmanĝaĵon
yiyecek
fish
fiŝon
yiyecek
pasta
pastaĵon
tabak
salt
salon
Travel_Eating Out_Ordering food_21_desc
pepper
pipron
Travel_Eating Out_Ordering food_22_desc
mustard
mustardon
Travel_Eating Out_Ordering food_23_desc
ketchup
keĉupon
Travel_Eating Out_Ordering food_24_desc
bread
panon
Travel_Eating Out_Ordering food_25_desc
butter
buteron
Travel_Eating Out_Ordering food_26_desc
I would like a refill, please!
Mi ŝatus replenigo, bonvolu!
Tekrar almak isteme
Thank you, that's enough.
Dankon, tio sufiĉas.
Garsondan yiyecek servis etmeyi veya bardağını daha fazla doldurmayı durdurmasını isteme
We would like to order some dessert, please.
Ni ŝatus ordigi deserton, bonvolu.
Tatlı sipariş vermek isteme
I would like to have ___, please.
Mi ŝatus havi ___, bonvolu.
Tatlı sipariş verme
ice cream
gelaton
tatlı
cake
kukon
tatlı
chocolate
ĉokoladon
tatlı
cookies
keksojn
tatlı
Enjoy your meal!
Ĝuu vian manĝon!
Keyifli bir yemek dileme

Dışarda yeme - İçecek siparişi verme

I would like to have _[beverage]_, please.
Mi ŝatus havi _[trinkaĵo]_, bonvolu.
İçecek siparişi verme
a sparkling water
karbonatan akvon
içecek
a still water
akvon sen gaso
içecek
a beer
bieron
içecek
a bottle of wine
botelon da vino
içecek
a coffee
kafon
içecek
a tea
teon
içecek
I don't drink alcohol. Is there alcohol in this?
Mi ne trinkas alkoholon. Ĉu estas alkoholo en ĉi?
Alkol olup olmadığını sorma

Dışarda yeme - Ödeme

We would like to pay, please.
Ni volus pagi, bonvolu.
Ödeme yapmak istediğini söyleme
We would like to pay separately.
Ni ŝatus pagi aparte.
Herkezin kendi hesabını ödemek istediğini garsona bilgi verme
I will pay for everything.
Mi pagos ĉion.
Şirketteki herkesin hesabını ödemek istediğini garsona bilgi verme
I am treating you to lunch/dinner.
Mi invitas vin al tagmanĝo/vespermanĝo.
Diğer kimseyi yemeğe davet edip hesabı ödeme
Keep the change.
Konservu la moneton.
Garsona artan parayı bahşiş olarak almasını söylem
The food was delicious!
La manĝaĵo estis bongusta!
Yemeği beğenme
Give my compliments to the chef!
Donu miajn komplimentojn al la ĉefkuiristo!
Yemeği beğenme

Dışarda yeme - Şikayetler

My food is cold.
Mia manĝo estas malvarma.
Yemeğin çok soğuk olduğundan şikayet etme
This is not properly cooked.
Tiu ne estas konvene kuirita.
Pişirme süresinin çok kısa olması
This is overcooked.
Tiu estas tro kuirita.
Pişirme süresinin çok uzun olması
I did not order this, I ordered ___.
Mi ne ordigis ĉi, mi ordonis ___.
Servis edilen tabağın sipariş verdiğin tabak olmadığını belirtme
This wine has corked.
Tiu vino estas korkita.
Şarabın mantarın kokusuyla bozulduğundan bahsetme
We ordered more than thirty minutes ago.
Ni ordigis pli ol tridek minutoj.
Sipariş edilen yiyeceğin bekleme süresi ile ilgili şikayet etme
This drink is not cold.
Tiu trinkaĵo estas varma.
İçeceğin ılık olmasından şikayet etme
My drink tastes strange.
Mia trinkaĵo gustumas strangan.
İçeceğinin değişik bir tadının olduğunu belirtme
I ordered my drink without ice.
Mi ordigis mian trinkaĵon sen glacio.
Buzsuz sipariş etmesine rağmen içeceğinin buzlu olmasına dikkat çekme
There's one dish missing.
Unu pladon mankas.
Siparişinin tam olmadığına dikkat çekme
This is not clean.
Tiu ne estas pura.
Tabak/çatal bıçak takımı /bardağının temiz olmadığına dikkat çekme

Dışarda yeme - Alerjiler

Is/are there___in this?
Ĉu estas ___ en ĉi?
Bir tabakta alerjinin olduğu bazı malzemelerin olup olmadığını sorma
Could you please prepare the dish without ____?
Ĉu vi povus prepari la pladon sen____?
Alerjinin olduğu bazı malzemeleri çıkartarak yemeği hazırlamanın mümkün olup olmadığını sorma
I have allergies. If I get a reaction, please find medicine in my bag/pocket!
Mi havas alergiojn. Se mi havas reagon, la kuracilo estas en mia sako/poŝo!
Alerjinin olduğunun ve acil bir durumda ilacını vermelerini başkalarına bildirme
nuts/peanuts
nuksoj/arakidoj
Yiyecek alerjisi
sesame seeds/sunflower seeds
sezamosemoj/sunfloro
Yiyecek alerjisi
egg
ovo
Yiyecek alerjisi
seafood/fish/shellfish/shrimps
mariskoj/fiŝo/salikokoj
Yiyecek alerjisi
flour/wheat
faruno/greno
Yiyecek alerjisi
milk/lactose/dairy
lakto/laktozo/laktejo
Yiyecek alerjisi
gluten
gluteno
Yiyecek alerjisi
soy
sojo
Yiyecek alerjisi
leguminous plants/beans/peas/corn
leguminosaj plantoj/faboj/pizoj/maizo
Yiyecek alerjisi
mushrooms
fungoj
Yiyecek alerjisi
fruit/kiwi/coconut
fruktoj/kivo/kokoso
Yiyecek alerjisi
chives/onions/garlic
cebolletaoj/cepoj/ajlo
Yiyecek alerjisi
alcohol
alkoholo
Yiyecek alerjisi