İsveççe | Cümle Kalıpları - Seyahat | Buluşma

Buluşma - Sohbet

May I join you?
Får man slå sig ner/göra dig sällskap?
Birinin masasına oturup oturamayacağını yada barda onun yanında durup duramayacağını sorma
May I buy you something to drink?
Kan jag bjuda dig på en drink?
Bir kimseyi bir içkiye davet edip edemeyeceğini sorma
Do you come here often?
Kommer du hit ofta?
Kısa konuşma
So, what do you do for a living?
Så, vad jobbar du med?
Kısa konuşma
Do you want to dance?
Har du lust att dansa?
Birine seninle dans etmek isteyip istemediğini sorma
Would you like to get some fresh air?
Vad sägs om lite frisk luft?
Birine seninle dışarı çıkmak isteyip istemediğini sorma
Do you want to go to a different party?
Ska vi dra till en annan fest?
Birinden seninle başka bir yere gelmesini isteme
Let's get out of here!
Kom, vi drar!
Birinden seninle birlikte oradan ayrılmasını ve başka bir yere gitmesini isteme
My place or yours?
Mitt ställe eller ditt?
Birine geceyi nerede geçirmek istediğini sorma
Would you like to watch a movie at my place?
Vill du se en film hemma hos mig?
Birini senin evinde film izlemeye davet etme
Do you have any plans for tonight?
Har du några planer för ikväll?
Dolaylı yoldan buluşma teklif etme
Would you like to have lunch/dinner with me sometime?
Skulle du vilja äta lunch/middag med mig någon gång?
Buluşma teklif etme
Would you like to go get a coffee?
Är du sugen på att ta en kaffe?
Birbirini daha iyi tanımak için birlikte zaman harcamak isteme
May I walk/drive you home?
Får jag följa/köra dig hem?
Geceyi bitirmemeye çalışma
Would you like to meet again?
Skulle du vilja ses igen?
Başka bir buluşma isteme
Thank you for a lovely evening! Have a great night!
Tack för en underbar kväll! Sov så gott!
Geceyi bitirmenin kibar yolu
Would you like to come inside for a coffee?
Vill du komma in på en kopp kaffe?
Birini evine davet etme

Buluşma - İltifat etme

You're gorgeous!
Du är grymt snygg!
Birinin görünüşüne iltifat etme
You're funny!
Du är rolig!
Birinin mizah anlayışına iltifat etme
You have beautiful eyes!
Du har vackra ögon!
Birinin gözlerine iltifat etme
You're a great dancer!
Du dansar jättebra!
Birinin dans kabiliyetine iltifat etme
You look beautiful in that dress/shirt!
Du ser ursnygg ut i den där klänningen/skjortan!
Birinin moda anlayışına/tasarımına iltifat etme
I have been thinking about you all day!
Jag har inte tänkt på något annat än dig hela dagen!
Karşındaki kişiden çok hoşlandığını gösterme
It's been really nice talking to you!
Det har varit väldigt trevligt att prata med dig!
Konuşmanın sonunda iltifat etme

Buluşma - Hayır deme

I'm not interested.
Jag är inte intresserad.
Reddetmenin kibar bir yolu
Leave me alone.
Lämna mig ifred.
Reddetmenin direk yolu
Get lost!
Dra dit pepparn växer!
Reddetmenin kaba bir yolu
Don't touch me!
Rör mig inte!
Karşındaki kişi fiziksel olarak sana yaklaşınca hayır deme
Get your hands off me!
Ta bort dina händer från mig!
Karşındaki kişi elleriyle sana dokununca hayır deme