Çekçe | Cümle Kalıpları - Seyahat | Alışveriş

Alışveriş - Temel öğeler

Do you have ___?
Máte ___?
Belli birşey istemek
Where can I find ___?
Kde můžu najít ___?
Belli bir şeyin yerini sorma
How much is this?
Kolik to stojí?
Belli bir şeyin fiyatını sorma
Do you have anything that is less expensive?
Máte něco, co je levnější?
Daha düşük fiyatlı bir şey sorma
What time do you open/close?
Kdy otvíráte/zavíráte?
Açolma/kapanma saatleri hakkında sorma
I'm just browsing.
Jenom se koukám.
Satış yapan görevliye sadece baktığını ve şu an bir yardıma ihtiyacı olmadığını söyleme
I'll buy it.
Koupím si to.
Satınalma kararını belirtme
May I pay with credit card?
Můžu platit kreditní kartou?
Dükkanın kredi kartı kabul edip etmediğini sorma
May I have the receipt, please?
Mohu mít účtenku, prosím?
Fiş sorma
May I have a bag, please?
Mohu dostat tašku, prosím?
Bir poşet sorma
I would like to return this.
Chtěla bych tohle vrátit.
Ürünü geri vermek istediğini anlatma

Alışveriş - Elbiseler

May I try this on, please?
Mohu si toto vyzkoušet, prosím?
Bir elbiseyi üzerinde deneyip deneyemeyeceğini sorma
Where are the changing rooms?
Kde jsou kabinky?
Soyunma odalarını sorma
Do you have this in ___?
Máte tohle v ___?
Belli bir elbise bedenini sorma
... small?
... S?
Elbise bedeni
... medium?
... M?
Elbise bedeni
... large?
... L?
Elbise bedeni
... extra large?
... XL
Elbise bedeni
Do you have these shoes in size ___?
Máte tyto boty ve velikosti ___?
Belli bir ayakkabı bedenini sorma
It's too small.
Je to příliš malé.
Elbisenin parçasının çok küçük olduğunu belirtme
It's too big.
Je to příliš velké.
Elbisenin parçasının çok büyük olduğunu belirtme
Does this look good on me?
Vypadá to na mě dobře?
Elbisenin parçasının dıuruşu hakkında fikir danışma

Alışveriş - Pazarlık

I'll give you _[amount]_ for this.
Dám ti za to _[částka]_
Başlangıç fiyatı önerme
That's way too expensive!
To je příliš drahé!
Çok pahalı olduğu için bir fiyata itiraz etme
I saw this for _[amount]_ somewhere else.
Viděla jsem to jinde za _[částka]_.
Başka bir yerdeki daha ucuz fiyatı referans gösterme
_[amount]_ is my final offer!
_[částka]_ je moje poslední nabídka!
Son teklifini yapma
Then I'm not interested.
Tak nemám zájem.
İlgilenmediğini gösterme
Then I will go somewhere else.
Tak půjdu někam jinam.
Gitmekle tehdit ederek ilgilenmediğini gösterme
I can't afford it!
Nemůžu si to dovolit!
Bu kadar paranın olmadığını söyleyerek fiyata itiraz etme
That's more than I can really afford but I'll take it.
To je víc, než si mohu dovolit, ale vezmu to.
Pişman numarası yaparak anlaşmayı kabul etme