İngilizce | Cümle Kalıpları - Bilimsel | Ana Gövde

Ana Gövde - Katılma

بشكلٍ عامٍّ، أتفقُ مع... بسبب...
Broadly speaking, I agree with… because…
Genel olarak başka birinin görüşüne katılımda kullanılır
من السهل أن نتّفق مع... بسبب...
One is very much inclined to agree with… because…
Genel olarak başka birinin görüşüne katılımda kullanılır
أستطيع أنْ أتفهّم وجهة نظره \ نظرها
I can see his/her point.
Başka birinin görüşünün geçerli olduğuna inanıyor ama tam olarak katılmıyorsanız kullanılır
أتفق تماماً على أنّ...
I entirely agree that…
Bir başkasının görüşüne tamamen katıldığınızda kullanılır
أُؤيِّد تأييداً مطلقاً الرأي القائل إنّ...
I endorse wholeheartedly the opinion that…
Bir başkasının görüşüne tamamen katıldığınızda kullanılır

Ana Gövde - Görüş Ayrılığı

أختلف عموما مع... لأنّ...
Broadly speaking, I disagree with… because…
Bir başkasının görüşüne genel olarak katılmadığınızda kullanılır
من السهل أنْ نختلف مع... بسبب...
One is very much inclined to disagree with… because…
Bir başkasının görüşüne genel olarak katılmadığınızda kullanılır
أتفهّم وجهة نظرك ولكنّي أختلفُ معها بشكل كامل.
I can see his point, but disagree with it entirely.
Bir başkasının görüşünü anladığınızda ama o görüşe katılmadığınızda kullanılır
لا أتفقُ معك أبداً أنّ...
I strongly disagree that…
Başka birinin görüşüyle tamamen zıtlık içinde olunduğunda kullanılır
أعارضُ بِشِدّةٍ فكرة أنّ...
I am firmly opposed to the idea that…
Başka birinin görüşüyle tamamen zıtlık içinde olunduğunda kullanılır

Ana Gövde - Karşılaştırmalar

... و...هي متشابهة \ مختلفة فيما يتعلق بـ...
…and…are similar/different as regards to…
İki şey arasındaki benzerlikleri veya farklılıkları belirtmenin resmi olmayan bir yolu
على النقيض مِن...، .... يبيّن أنّ...
In contrast to…, …shows…
İki şey arasındaki fark vurgulanmak istendiğinde kullanılır
على النقيض من... هو \ هم...
…by contrast with… is/are…
İki şey arasındaki fark vurgulanmak istendiğinde kullanılır
يُشْبِهُ... فيما يتعلّق بـ...
…is similar to… in respect of…
İki şey arasındaki benzerlik vurgulanmak istendiğinde kullanılır
...و ... يختلف من حيثُ...
…and… differ in terms of...
İki şey arasındaki fark vurgulanmak istendiğinde kullanılır
الأول...، أما الثاني، فهو على النقيض...
The first…, by contrast, the second…
İki şey arasındaki fark vurgulanmak istendiğinde kullanılır
أحد التشابهات \ الاختلافات الرئيسية بين... و... هو أنّ...
One of the main similarities/differences between… and… is that…
İki şey arasındaki belli benzerlikleri veya farklılıkları belirtirken kullanılır
أحد الفروق بين... و... هو أنّ...، بينما...
One difference between… and… is that…, whereas…
İki şey arasındaki bir veya bir liste uzunluğundaki farklara dikkat çekmekte kullanılır

Ana Gövde - Görüşler

أَوَدُّ أنْ أقول إنّ...
I would say that…
Tam olarak emin olmadığınız bir şey üzerine kişisel görüşünüzü bildirirken kullanılır
يبدو لي أنّ...
It seems to me that…
Tam olarak emin olmadığınız bir şey üzerine kişisel görüşünüzü bildirirken kullanılır
في رأيِي...
In my opinion…
Kişisel görüş bildirilirken kullanılır
مِنْ وجهة نظري...
From my point of view…
Kişisel görüş bildirilirken kullanılır
أنا مِن أصحابِ الرأيِ القائلِ إنّ...
I am of the opinion that…
Kişisel görüş bildirilirken kullanılır
أعتقدُ أنه هناك عِدة أسباب. أولاً،... ثانياً...
I believe that there are several reasons. Firstly,… Secondly…
Bir şey için birden çok sebep listelenmek istendiğinde kullanılır
في اِعتقادي أنّ... لأنّ...
It is my belief that… because…
Emin olduğunuz bir konu hakkında görüşünüzü bildirirken ve bu görüşü açıklarken kullanılır

Ana Gövde - Bağlayıcı Elementler

دَعْنا الآن نحلّلُ \ نلتفتُ إلى \ نفحصُ...
Let us now analyze/turn to/examine…
Konu değiştirip yeni bir paragraf başlatırken kullanılır
يبدو جليّا الآن أنّ... دعونا نوجِّهُ اهتمامنا إلى...
It is now clear that… . Let us turn our attention to…
Konu değiştirip yeni bir paragraf başlatırken kullanılır
علاوة على ذلك فإنّ إحدى الحجج المضادة والتي لا يمكن تجاهلها هي: ...
Moreover, one argument against this cannot be ignored: …
Zaten geliştirilmiş bir argümana yeni ve önemli bir bilgi eklerken kullanılır
لا بُدَّ من الاعْتِرافِ بأنّ...، ولكن...
Admittedly…, but…
Karşıt bir düşünceye teslim olurken kendi düşüncenizin daha fazla araştırılması gerektiğini vurgulamak için kullanılır
صَحيحٌ أنّ...، ولكن الحقيقة تظلّ...
It is true that…, yet the fact remains that…
Karşıt bir düşünceye teslim olurken kendi düşüncenizin daha fazla araştırılması gerektiğini vurgulamak için kullanılır
صَحيحُ أنّ... ومع ذلك فإنّ...
Granted, …, nevertheless…
Karşıt bir düşünceye teslim olurken kendi düşüncenizin daha fazla araştırılması gerektiğini vurgulamak için kullanılır
على العكس، ...
On the contrary, …
Yanlış bir inanışı açıkladıktan sonra düzeltirken kullanılır
من جهةٍ...
On the one hand…
Bir argümanın bir tarafını tanıtırken kullanılır
من جهةٍ أخرى...
On the other hand…
Argümanın diğer tarafını göstermek için kullanılır.
على الرغم من...
In spite of…
Belli verilere veya inanışlara ters düşen bir argüman yarattığınızda kullanılır
على الرغم من حقيقةِ أنّ...
Despite the fact that…
Belli verilere veya inanışlara ters düşen bir argüman yarattığınızda kullanılır
عِلميًّا \ تاريخيًّا...
Scientifically/Historically speaking…
Tarihteki olaylara veya bilime gönderme yapılırken kullanılır
وبالمناسبة فإنّ...
Incidentally…
Analizinizi destekleyebilecek farklı bir nokta düşündüğünüzde kullanılır
علاوة على ذلك...
Furthermore…
Yüksek analitik bir seviyede yeni bir bakış açısı şekillendirilirken kullanılır