Almanca | Cümle Kalıpları - Bilimsel | Ana Gövde

Ana Gövde - Katılma

بشكلٍ عامٍّ، أتفقُ مع... بسبب...
Grundsätzlich stimme ich dem zu, weil...
Genel olarak başka birinin görüşüne katılımda kullanılır
من السهل أن نتّفق مع... بسبب...
Ich bin sehr geneigt, dem zuzustimmen, weil...
Genel olarak başka birinin görüşüne katılımda kullanılır
أستطيع أنْ أتفهّم وجهة نظره \ نظرها
Seine/Ihre Sichtweise ist nachvollziehbar.
Başka birinin görüşünün geçerli olduğuna inanıyor ama tam olarak katılmıyorsanız kullanılır
أتفق تماماً على أنّ...
Ich stimme völlig zu, dass...
Bir başkasının görüşüne tamamen katıldığınızda kullanılır
أُؤيِّد تأييداً مطلقاً الرأي القائل إنّ...
Ich unterstütze gänzlich die Meinung, dass...
Bir başkasının görüşüne tamamen katıldığınızda kullanılır

Ana Gövde - Görüş Ayrılığı

أختلف عموما مع... لأنّ...
Grundsätzlich stimme ich dem nicht zu, weil...
Bir başkasının görüşüne genel olarak katılmadığınızda kullanılır
من السهل أنْ نختلف مع... بسبب...
Ich bin sehr geneigt, dem zu widersprechen, weil...
Bir başkasının görüşüne genel olarak katılmadığınızda kullanılır
أتفهّم وجهة نظرك ولكنّي أختلفُ معها بشكل كامل.
Die Sichtweise ist nachvollziehbar, trotzdem bin ich komplett anderer Meinung.
Bir başkasının görüşünü anladığınızda ama o görüşe katılmadığınızda kullanılır
لا أتفقُ معك أبداً أنّ...
Ich widerspreche der Aussage, dass... nachhaltig.
Başka birinin görüşüyle tamamen zıtlık içinde olunduğunda kullanılır
أعارضُ بِشِدّةٍ فكرة أنّ...
Ich lehne die Idee entschieden ab, dass...
Başka birinin görüşüyle tamamen zıtlık içinde olunduğunda kullanılır

Ana Gövde - Karşılaştırmalar

... و...هي متشابهة \ مختلفة فيما يتعلق بـ...
... und ... ähneln/unterscheiden sich hinsichtlich...
İki şey arasındaki benzerlikleri veya farklılıkları belirtmenin resmi olmayan bir yolu
على النقيض مِن...، .... يبيّن أنّ...
Im Unterschied zu ... weist ... auf...
İki şey arasındaki fark vurgulanmak istendiğinde kullanılır
على النقيض من... هو \ هم...
Im Gegensatz zu ... ist/sind...
İki şey arasındaki fark vurgulanmak istendiğinde kullanılır
يُشْبِهُ... فيما يتعلّق بـ...
... ähnelt ... hinsichtlich...
İki şey arasındaki benzerlik vurgulanmak istendiğinde kullanılır
...و ... يختلف من حيثُ...
... und ... unterscheiden sich im Hinblick auf...
İki şey arasındaki fark vurgulanmak istendiğinde kullanılır
الأول...، أما الثاني، فهو على النقيض...
Der erste..., während im Gegensatz dazu der zweite...
İki şey arasındaki fark vurgulanmak istendiğinde kullanılır
أحد التشابهات \ الاختلافات الرئيسية بين... و... هو أنّ...
Eine der wesentlichen Ähnlichkeiten/Verschiedenheiten zwischen ... und ... ist...
İki şey arasındaki belli benzerlikleri veya farklılıkları belirtirken kullanılır
أحد الفروق بين... و... هو أنّ...، بينما...
Ein großer Unterschied zwischen ... und ... ist, dass ... , während...
İki şey arasındaki bir veya bir liste uzunluğundaki farklara dikkat çekmekte kullanılır

Ana Gövde - Görüşler

أَوَدُّ أنْ أقول إنّ...
Ich würde sagen, dass...
Tam olarak emin olmadığınız bir şey üzerine kişisel görüşünüzü bildirirken kullanılır
يبدو لي أنّ...
Es scheint mir, dass...
Tam olarak emin olmadığınız bir şey üzerine kişisel görüşünüzü bildirirken kullanılır
في رأيِي...
Meiner Meinung nach...
Kişisel görüş bildirilirken kullanılır
مِنْ وجهة نظري...
Von meinem Standpunkt aus...
Kişisel görüş bildirilirken kullanılır
أنا مِن أصحابِ الرأيِ القائلِ إنّ...
Ich bin der Ansicht, dass...
Kişisel görüş bildirilirken kullanılır
أعتقدُ أنه هناك عِدة أسباب. أولاً،... ثانياً...
Meiner Meinung nach gibt es eine Reihe von Gründen. Erstens... . Zweitens...
Bir şey için birden çok sebep listelenmek istendiğinde kullanılır
في اِعتقادي أنّ... لأنّ...
Es ist meine Überzeugung, dass... , weil...
Emin olduğunuz bir konu hakkında görüşünüzü bildirirken ve bu görüşü açıklarken kullanılır

Ana Gövde - Bağlayıcı Elementler

دَعْنا الآن نحلّلُ \ نلتفتُ إلى \ نفحصُ...
Lassen Sie uns nun ... analysieren/zuwenden/untersuchen...
Konu değiştirip yeni bir paragraf başlatırken kullanılır
يبدو جليّا الآن أنّ... دعونا نوجِّهُ اهتمامنا إلى...
Es steht nun fest, dass... . Nun richten wir unser Augenmerk auf...
Konu değiştirip yeni bir paragraf başlatırken kullanılır
علاوة على ذلك فإنّ إحدى الحجج المضادة والتي لا يمكن تجاهلها هي: ...
Überdies darf ein Argument dagegen nicht übergangen werden: ...
Zaten geliştirilmiş bir argümana yeni ve önemli bir bilgi eklerken kullanılır
لا بُدَّ من الاعْتِرافِ بأنّ...، ولكن...
Zugegebenermaßen... , aber...
Karşıt bir düşünceye teslim olurken kendi düşüncenizin daha fazla araştırılması gerektiğini vurgulamak için kullanılır
صَحيحٌ أنّ...، ولكن الحقيقة تظلّ...
Zwar trifft ... zu, dennoch bleibt die Tatsache bestehen, dass...
Karşıt bir düşünceye teslim olurken kendi düşüncenizin daha fazla araştırılması gerektiğini vurgulamak için kullanılır
صَحيحُ أنّ... ومع ذلك فإنّ...
Zugegeben, ... , nichtsdestotrotz...
Karşıt bir düşünceye teslim olurken kendi düşüncenizin daha fazla araştırılması gerektiğini vurgulamak için kullanılır
على العكس، ...
Im Gegenteil...
Yanlış bir inanışı açıkladıktan sonra düzeltirken kullanılır
من جهةٍ...
Einerseits...
Bir argümanın bir tarafını tanıtırken kullanılır
من جهةٍ أخرى...
Andererseits...
Argümanın diğer tarafını göstermek için kullanılır.
على الرغم من...
Trotz...
Belli verilere veya inanışlara ters düşen bir argüman yarattığınızda kullanılır
على الرغم من حقيقةِ أنّ...
Ungeachtet der Tatsache, dass...
Belli verilere veya inanışlara ters düşen bir argüman yarattığınızda kullanılır
عِلميًّا \ تاريخيًّا...
Wissenschaftlich/Historisch gesehen...
Tarihteki olaylara veya bilime gönderme yapılırken kullanılır
وبالمناسبة فإنّ...
Im Übrigen...
Analizinizi destekleyebilecek farklı bir nokta düşündüğünüzde kullanılır
علاوة على ذلك...
Darüber hinaus...
Yüksek analitik bir seviyede yeni bir bakış açısı şekillendirilirken kullanılır