"Gerçek" için Türkçe-İngilizce çeviri

 

"Gerçek" - İngilizce çevirisi

Sonuçlar: 1-28 / 31

Gerçek {sıfat}

Gerçek {sıf.}

real {sıf.}

Unutmayın, fiyat gerçek olamayacak kadar iyiyse, büyük ihtimalle gerçek değildir.

Just remember, if a price looks like it’s too good to be true, it probably isn’t the real thing.

Gerçek zamanlı koruma, olası tehditlerin bir sorun haline gelmeden önce giderilmesi anlamına gelir.

Real-time protection means addressing potential threats before they become problems.

Anında ileti, başka biriyle veya kişi grubuyla gerçek zamanlı görüşme yapmaya benzer.

Instant messaging is like having a real-time conversation with another person or a group of people.

Anlık ileti, başka biriyle veya kişi grubuyla gerçek zamanlı görüşme yapmaya benzer.

Instant messaging is like having a real-time conversation with another person or a group of people.

Kullanıcı adınızı, gerçek adınızı veya şirket adını içermez.

Does not contain your user name, real name, or company name.

Gerçek {sıf.} (ayrıca: aktüel)

Actual {sıf.}

Büyüteç, ekrandaki nesneleri gerçek boyutundan en çok on altı kez büyük görüntüleyebilir.

Magnifier can display objects on the screen up to sixteen times larger than actual size.

Dosyanın gerçek bit hızı seçtiğiniz bit hızından çok az farklı olabilir.

The actual bit rate of the file might be slightly different than the bit rate you select.

Fareler çeşitli şekillerde olabilseler de, normal fare biraz gerçek fareye benzer.

Although mice come in many shapes, the typical mouse does look a bit like an actual mouse.

Masaüstü, gerçek bir masanın üstüne benzetim yapan, bilgisayar ekranındaki çalışma alanıdır.

The desktop is the work area on a computer screen that simulates the top of an actual desk.

Bu ok gerçek dosyayı değil bir kısayolu tıklattığınızı gösterir.

This arrow indicates that you are clicking a shortcut and not the actual file.

Gerçek {sıf.} (ayrıca: sanal, asil, gücül, virtüel)

virtual {sıf.}

Gerçek {sıf.} (ayrıca: uygun, doğru, özel)

proper {sıf.}

Gerçek {sıf.} (ayrıca: samimi, hakiki)

genuine {sıf.}

Gerçek {sıf.} (ayrıca: hakiki)

veritable {sıf.}

gerçek {isim}

gerçek {isim} (ayrıca: durum, hakikat, olgu)

fact {isim}

gerçek {sıfat}

gerçek {sıf.} (ayrıca: doğru, hakiki)

true {sıf.}

bir büyüklüğün uzlaşılmış gerçek değeri

conventional true value of a quantity

Unutmayın, fiyat gerçek olamayacak kadar iyiyse, büyük ihtimalle gerçek değildir.

Just remember, if a price looks like it’s too good to be true, it probably isn’t the real thing.

Ziyaret ettiğiniz gerçek etki alanı adres çubuğunda vurgulanır.

The true domain you're visiting is highlighted in the address bar.

gerçek uçuş yolu

true track (TT)

24 bit gerçek

24 bit true
Belli bir çeviri mi eksik? Bize bildirin yada altına kendi çevirinizi ekleyin.
 

Benzer çeviriler

İngilizce de "Gerçek" için benzer çeviriler

 

Kullanım örnekleri

İngilizce' de "Gerçek" için örnek kullanımlar

Bu cümleler dış kaynaklardan geliyor ve doğru olmayabilir. Bab.la bunların içeriğinden sorum değildir. Daha fazlası için burayı oku.

Resmi gerçek olarak düzenlemek için, farklı bir program kullanmanız gerekir.

To actually edit the picture, you need to use a different program.

Saniyede 30 kareye varan hızla gerçek HD kalitesinde görüntü kaydeder.

Bends, folds and shapes for the best angle on laptop screens, flat panels and traditional monitors.

Saniyede 30 kareye varan hızla gerçek HD kalitesinde görüntü kaydeder.

Bends, folds and shapes for the best angle on laptop screens, flat panels, and traditional monitors.

Yoksa başparmaklarında kumanda kullanmaktan nasırlar oluşmuş gerçek bir oyuncu musunuz?

A hardcore gamer with controller calluses on both thumbs?

Yazın, kopyalayın, eşitleyin, gerçek zamanlı akış sağlayın, izleyin, dinleyin... hepsini yapın.

Burn, rip, sync, stream, watch, listen…you can do it all.

Alıcı gerçek gibi yorumlayıp gücenebileceğinden, iğneleyici mizah özellikle risklidir.

Sarcastic humor is particularly risky because the recipient might interpret it literally and take offense.

Bu yöntem, bilgisayarınızı gerçek anlamda güvende tutacak ve engellemeyecek bir koruma sağlanmasına olanak verir.

This helps us make sure that the protection we offer really keeps your PC safe, and not blocked.

Gerçek bir HD kalitesi deneyimi için.

For superior sharpness and image quality.1

Gerçek bir HD kalitesi deneyimi için.

Images stay sharp and detailed even during close-ups.

Gerçek bir HD kalitesi deneyimi için.

LifeCam Studio Firmware Update (exe)

Geçici (gerçek olmayan) fatura size faks ile gönderilecektir.

The pro forma invoice will be faxed.

Şık çerçevesi, stil sahibi tasarımı ve hoş görüntüsüyle, bu dizüstü bilgisayarın dikkatleri üzerinde toplayacağı bir gerçek.

With a sleek frame, stylish design, and good looks, this laptop is sure to turn heads.

Yalnızca Windows 7 üst düzey sürümlerinde bulunan bu başlıklar, gerçek rakiplere karşı çevrimiçi oyun oynamanıza olanak sağlar.

These titles—available only in premium editions of Windows 7—allow you to play online against human opponents.

Tüm bu sorunlar için sorunun gerçek nedenini ve çözümünü bulmak üzere aşağıdaki adımları uygulayarak Ağ sorun gidericisini başlatın:

For all of these problems, to try to find the exact cause of the problem and a solution, start the Network troubleshooter by following these steps:
 

Yeni bir Türkçe-İngilizce çeviri öner

Yerel veya konuşma diline ait farklı Türkçe sözcükler mi biliyorsun? Ya da Türkçe-İngilizce sözlükte aradığın sözcüğü bulamadın mı? Cevabın evet ise bilgini neden bizimle paylaşmıyorsun? Burada Türkçe-İngilizce sözlüğe yeni çeviri ekleyebilirsin.

TürkçeTürkçe

Kullanıcılar tarafından en son kelime önerileri: altın kafesteki kuş, yasal hak olarak mahsup, sulandırılmış dağıtılacak karlar, iskonto işi, ertelenmiş faizli tahvil

Benzer kelimeler

Daha fazlası Türkçe-Almanca sözlüğünde.