"happy" için İngilizce-Türkçe çeviri

EN

"happy" Türkçe çeviri

EN happy
volume_up
{sıfat}

happy (ayrıca: merry)
volume_up
mutlu {sıf.}
I hope you will make each other extremely happy.
Umarım ki birbirinizi çok mutlu edersiniz.
happy (ayrıca: felicitous)
volume_up
mesut {sıf.}

"happy" için eşanlamlılar (İngilizce):

happy

Türkçe' de "happy" için örnek kullanımlar

Bu cümleler dış kaynaklardan geliyor ve doğru olmayabilir. Bab.la bunların içeriğinden sorum değildir. Daha fazlası için burayı oku.

EnglishWhen you're happy with the list, tap or click Start burn.
Liste istediğiniz gibi olduğunda, Yazmayı başlat öğesine dokunun veya tıklatın.
EnglishLearn more about how automatic updating can help keep your PC happy.
Otomatik güncelleştirmenin bilgisayarınızın sağlıklı olmasını nasıl sağlayabileceğini öğrenin.
EnglishWhen you’re happy with the settings, tap or click Print.
Ayarlardan memnun olduğunuzda Yazdır öğesine dokunun veya tıklatın.
EnglishOnce you're happy with the way a new theme looks and sounds, you can save it and come back to it again and again.
Yeni bir temanın görünümünden ve seslerinden memnunsanız temayı kaydedip tekrar tekrar dönebilirsiniz.
EnglishWe are happy to announce the engagement of…and…
... ve ...'nin nişanını duyurmaktan son derece mutluyuz.
EnglishIf you're happy with the way your new theme looks and sounds, you can save it so you can use it whenever you like.
Yeni temanızın görünümünden ve seslerinden memnunsanız istediğiniz zaman kullanmak üzere kaydedebilirsiniz.
EnglishWe are happy to announce the birth of…
...'un doğumunu duyurmaktan mutluluk duyuyoruz.
English/ Happy Christmas!
EnglishIf available, adjust the System standby and System hibernates settings if you are not happy with the default selection.
Varsayılan seçimden memnun değilseniz, Sistem bekleme konumu ve Sistemin hazırda beklemesi ayarları kullanılabiliyorsa bu ayarları düzenleyin.
EnglishHappy New Year!
EnglishHappy New Year
EnglishFor example, if you bought merchandise from a physical store and were happy with the experience, you might want to try the store's website as well.
Örneğin, fiziksel bir mağazadan bir ürün aldıysanız ve bu üründen memnun kaldıysanız, bu mağazanın web sitesini de kullanmak isteyebilirsiniz.
EnglishFor example, if you've bought merchandise from a physical shop and were happy with the experience, you might want to try the shop's website as well.
Örneğin, fiziksel bir mağazadan bir ürün aldıysanız ve bu üründen memnun kaldıysanız, bu mağazanın web sitesini de kullanmak isteyebilirsiniz.
EnglishI’m not expecting the same passion that I have from everyone, but I’ll be happy if I can convince people to pay attention to the basics every time they set up a computer.
Sahip olduğum tutkunun herkeste olmasını beklemiyorum ama bir bilgisayar kurarlarken temel hususlara dikkat etmeleri için insanları ikna edebildiğimde mutlu oluyorum.